Üçüncü Kişiye Yapılan Kira Ödemeleri Kiracıyı Borçtan Kurtarır mı?
- Ersanlı Avukatlık Bürosu
- 7 saat önce
- 1 dakikada okunur
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 28.03.2017 tarihli, E. 2017/1881 ve K. 2017/4519 sayılı kararı, kira sözleşmesinde ifa borcunun kime yapılması gerektiğine dair temel ilkeyi vurgular. Somut olayda kiracı, 16 aylık kira bedelini ev sahibinin annesinin banka hesabına, dekonta ev sahibinin adını yazarak yatırmış; ancak ev sahibi kira alacağının tahsili ve tahliye talebiyle icra takibi başlatmıştır. Yargıtay, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça kira ödemesinin doğrudan kiraya verene yapılması gerektiğine, dekontta açıklama bulunsa dahi üçüncü kişiye yapılan ödemelerin (ev sahibinin birinci derece yakını olsa bile) alacaklı tarafından açıkça kabul edilmediği sürece kiracıyı borçtan kurtarmayacağına hükmetmiştir.
Bu karar ve kararda benimsenen ilke günümüzde de tamamen geçerliliğini korumaktadır. Türk Borçlar Kanunu uyarınca borcun ifası, kural olarak alacaklıya veya onun yetkilendirdiği temsilcisine yapılmak zorundadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ve İcra İflas Hukuk dairelerinin yerleşik içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere; kiraya verenin açık muvafakati, yazılı yetki belgesi veya sözleşmede özel bir hüküm bulunmadığı sürece ev sahibinin eşine, çocuğuna veya ebeveynine yapılan havaleler yasal olarak geçerli bir ödeme sayılmaz. Alacaklı bu ödemeyi icra takibine veya davaya konu ettiğinde ödemeyi kabul etmediğini beyan ederse, kiracı aynı kirayı ikinci kez ödemek zorunda kalabilir.
Kiracıların bu tür mağduriyetlerle karşılaşmaması için ödemeleri yalnızca sözleşmede adı geçen kiraya verenin şahsi banka hesabına yapmaları önem taşır. Kiraya verenin talebi üzerine üçüncü bir kişinin hesabına ödeme yapılacaksa, bu durumun kira sözleşmesine ek bir protokol ile işlenmesi veya ev sahibinden "ödemelerin X kişisinin hesabına yapılmasına onay veriyorum" şeklinde yazılı bir talimat/muvafakatname alınması gerekmektedir. Aksi takdirde banka dekontundaki açıklama yazıları kiracıyı icra takibinden ve temerrüt sebebiyle tahliye riskinden hukuken korumamaktadır.


